SAĞLIK
SAĞLIK Haberleri-
A+Buyut
-
A-Kucult
Dikkat! “Az miktardan bir şey olmaz” demeyin!
Dikkat! “Az miktardan bir şey olmaz” demeyin!
Çağımızın önemli bir sorunu olan besin alerjisi son yıllarda çocuklarda daha yaygın görülüyor. Yapılan araştırmalar; çocuklarda besin alerjisinin son 20 yıl içinde 2-3 kat arttığını gösteriyor.
İSTANBUL (İGFA) - Dünyada ve ülkemizde her 100 çocuktan yaklaşık 8’inde besin alerjisi oluştuğu belirtiliyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde şehirleşme, hareketsiz yaşam gibi yaşam tarzındaki değişiklikler, hava kirliliği, kimyasal maruziyet gibi çevresel faktörler, çocukların mikroorganizmalar ile yeterince temas etmemesi, cilt veya bağırsak gibi koruyucu yapıların zarar görmesi ve beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, çocuklarda gelişen besin alerjisinin temel nedenlerini oluşturuyor. Çocuk Alerjisi Uzmanı Dr. Ezgi Topyıldız, bağışıklık ve sindirim sistemi henüz tam olarak olgunlaşmadığı için besin alerjisine en sık bebeklik ve erken çocukluk dönemi olan ilk 3 yaşta rastlandığına dikkat çekerek, “Besin alerjisi çocuğun beslenmesini kısıtlayarak büyüme ile gelişmeyi olumsuz etkileyebiliyor ve yaşam kalitesinde düşüşe yol açabiliyor, dahası nefes darlığı gibi ciddi reaksiyonlar oluşturabiliyor. Bu nedenle çocuğunda besin alerjisi olduğunu düşünen ebeveynlerin hemen bir çocuk alerji hekimine başvurmaları gerekiyor. Besin alerjisi ebeveynleri çok kaygılandırsa da aslında doğru tanı, güvenli bir diyet ve acil durum hazırlığıyla çocukların sağlıklı bir yaşam sürmeleri sağlanabiliyor” diyor.
Alerjiye neden olan 170’ten fazla besin tanımlanmış!
Günümüze kadar, besin alerjisine neden olabilen 170’ten fazla besin tanımlanmış. Çocuk Alerjisi Uzmanı Dr. Ezgi Topyıldız, ancak bu besinlerin sadece bazılarının yaygın olarak alerjiye yol açtığını belirterek, “Çocuklarda en sık alerjiye neden olan besinler; inek sütü, yumurta, soya, buğday, yer fıstığı, kuruyemişler, balık ve kabuklu deniz ürünleridir. Bunlar arasında yer fıstığı ve kabuklu deniz ürünleri daha ciddi reaksiyonlar oluşturabiliyor” bilgisini veriyor.
Sadece koklamak bile yeterli gelebiliyor!
Bazı besin alerjileri ilerleyen yaşla birlikte kaybolabiliyor. Özellikle süt, yumurta ve buğday alerjisi olan çocukların önemli bir kısmında bu alerjenler gerileme eğiliminde oluyor. Bununla birlikte yer fıstığı, kuruyemiş, balık ve kabuklu deniz ürünleri gibi besinlere karşı olan alerjiler yaşam boyu devam edebiliyor. Besin alerjisi oluşması için her zaman besinin yenmesi gerekmiyor. Bazı durumlarda besinin kokusunu solumak veya deriye temas etmesi de alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor.
TEDAVİDE 5 KRİTİK KURAL!
Besin alerjisinin tedavisinde en temel hedef, çocuğun güvenliğini sağlamak ve yaşam kalitesini artırmak. Çocuk Alerjisi Uzmanı Dr. Ezgi Topyıldız, besin alerjisinin tedavisinde 5 kritik kuralı şöyle özetliyor:
Alerjen besinin diyetten çıkarılması
Alerjiye neden olan besin veya besinler diyetten tamamen çıkarılıyor. Ebeveynlere etiket okuma alışkanlığı kazandırılıyor ve besinlerin gizli kaynakları hakkında bilgi veriliyor. Çocuğa, yaşına uygun şekilde, hangi besinlerden kaçınması gerektiği anlatılıyor.
Beslenme ve takviye planı
Alerjen besinin diyetten çıkarılmasıyla gelişebilecek besin eksikliklerini önlemek amacıyla çocuğa özel beslenme planı oluşturuluyor. Örneğin, süt alerjisi olan çocuklarda kalsiyum ve D vitamini takviyeleri gerekebiliyor.
Acil durum yönetimi
Ciddi reaksiyon riski taşıyan çocuklar için adrenalin oto-enjektörleri reçete ediliyor. Aileler, bakıcılar ve okuldaki yetkililer çocuğun besin alerjisi konusunda bilgilendiriliyor ve acil durumlarda nasıl müdahale edileceği öğretiliyor.
Oral immünoterapi (OIT)
Tercihen 4 yaş üzerinde, besin alerjisi gerilememiş olan çocuklarda, doktor kontrolünde, düşük dozlarla başlanarak, alerjen besinin toleransının artırılması hedefleniyor. Dr. Ezgi Topyıldız, bu sayede bağışıklık sisteminin zamanla alerjen besini "tanımaya" başladığını ve tepkilerini azalttığını belirterek, “Bu yöntemle, özellikle yer fıstığı, süt ve yumurta gibi yaygın alerjenlere karşı kazara maruziyet durumunda oluşabilecek hayati tehlikenin azaltılması sağlanıyor. Yöntem sayesinde çocuk ve ailesinin günlük yaşam kalitesi önemli ölçüde artıyor” diyor.
Düzenli takip
Besin alerjisi zamanla kaybolabildiği için çocuğun düzenli olarak çocuk alerjisi uzmanı tarafından takip edilmesi gerekiyor.
Kayseri Kocasinan'dan yapay zekalı çözümler
Kocaeli'de engeller birer birer aşılıyor
Gurbette bir Türk Evi: San Deiego'da kalpleri ısıtan buluşma noktası
Başkan Düzenli'den Nevruz Bayramı Mesajı
Vali Gül’den yaralılara ziyaret
Türkiye İttifakı Partisi Genel Başkanı Yılmaz Nevruz Bayramı’nı Kutladı
Bursalı kadın hentbolcular Avrupa’da yarı final için avantajı kaptı
Yerli patent başvuruları 11 binin üzerine çıktı
Fatih’teki bina çökmesi: Doğal gaz kaynaklı olma ihtimali düşük
Fatih’te son durum: 1 ölü, 10 yaralı!
Bayram dönüşü yoğunluğu
Manisa’da hurda ve sahipsiz araçlar MKE’ye sevk edildi
Sakarya'dan suyun geleceğine atılan somut adımlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan helikopter kazasındaki şehitlere taziye mesajı
Sakarya Karapürçek’e bayram müjdesi
KATAGORİ HABERLERİ
-
Bayramda tatlı uyarısı -
Bayramda yapışkan yumuşak şekerlere dikkat! -
Down sendromu hakkında bilinmesi gerekenler -
Kolon kanserinde yaş sınırı düşüyor! -
Birlik ve Dayanışma'dan sağlık sistemi eleştirisi -
Başkan Şadi Özdemir’den sağlık çalışanlarına teşekkür -
Ağrı’da Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'nde sona doğru -
Sağlık çalışanları 14 Mart’a çözüm bekleyen sorunlarla giriyor -
Bursa’da hekimlerden 'sağlık hakkı' yürüyüşü -
Araştırma: Toplumun yarısı dişlerini günde 2 kez fırçalamıyor -
Mevsim geçişlerinde zencefil ve zerdeçal ayrılmaz ikili! -
İlaç fiyatlarında Euro kuru ve kâr marjları güncellendi -
Bursa Nilüfer’de kulak sağlığı masaya yatırıldı -
İzmir’de “Koruyan, Öğreten, İyileştiren” sağlık hamlesi -
Ofis çalışanlarına uyarı! Hareketsiz yaşam omurga sağlığını tehdit ediyor -
Glokomda erken tanı görme kaybını önleyebilir -
Türkiye'de ve dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü -
Sağlıkta şiddet endişe verici boyutta! Her 30 dakikada bir 'beyaz kod' vakası




