Yahya Kemal bu mısraları yazarken, kalemini mürekkep hokkasına değil, doğrudan Türk tarihinin o coşkun nehrine batırmıştı.
Akıncılar...
Tarihin gördüğü en çevik, en gözü kara ve en stratejik süvari birliği. Bir rüzgâr gibi Tuna boylarında esen, Viyana kapılarına kadar "Devlet-i Ebed Müddet"in gölgesini taşıyan o serdengeçtiler, meğer asırlardır yanı başımızda, Gelibolu Küçükanafarta’da nöbet tutuyormuş.

Yıllardır bastığımız toprağın altında kimlerin yattığını bilirdik ama Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın son keşfi, bu bilişi bir "görüşe" çevirdi.
Alan Başkanı Sayın İsmail Kaşdemir’in heyecanla duyurduğu üzere; Eceabat’ın Küçükanafarta köyünde, Rumeli’ye geçen ilk Türk akıncılarına ait tam 8 bin 731 mezar gün yüzüne çıkarıldı.

Bu, sıradan bir arkeolojik buluş değildir. Bu, Türk’ün Avrupa kıtasındaki tapu senedidir.
Mezar taşlarına baktığınızda, 1300’lü yılların o fetih ruhunu taşa kazınmış halde görürsünüz. Boyları 3-4 metreyi bulan , Orta Asya’daki "Balbal" geleneğini yansıtan bu taşlar, bize Akıncı’nın sadece bir savaşçı olmadığını haykırır. Akıncı; kökleri Ötüken’de, gövdesi Anadolu’da, dalları ise Rumeli’de olan ulu bir çınardır.
Akıncı Beyleri, padişahın fermanıyla değil, "Kızılelma" ülküsüyle hareket eden stratejik dehalardı. Onlar, ordular gelmeden aylar önce düşman topraklarına sızan, coğrafyayı bir satranç tahtası gibi okuyan, hem kılıcıyla hem aklıyla savaşan uç beyleriydi.

Bugün Küçükanafarta’da bulunan o mezarlık, işte bu "Devlet Aklı"nın Rumeli’ye vurduğu ilk mühürdür. Sayın Kaşdemir’in ifadesiyle; "Anadolu için Ahlat neyse, Rumeli için Küçükanafarta odur".
Çanakkaleli bir Türk evladı olarak, boğazın karşı yakasında uyanan bu tarihe şahitlik etmekten onur duyuyorum. Bu büyük keşfi gerçekleştiren, tarihimize sahip çıkan Tarihi Alan Başkanlığı’nı ve sahada ter döken tüm ekibi tebrik ediyorum.

Bizler, Medyatürk Haber ailesi olarak, Tarihi Alan Başkanlığı’nın yürüttüğü bu kıymetli çalışmaları, o mezar taşlarının her biri ihya edilene kadar yakından ve gururla takip etmeye devam edeceğiz.
"Haykır tam boşlukta duran mızrağı at! Gök bayrağı bir kale burcundan göğe çek!"
Mızrak atıldı, bayrak çekildi. Gelibolu’da uyanan, sadece taşlar değil; Türk’ün ebedi ruhudur.


