İnsanı şehirler değil, insanlar tanıtır birbirine. Bursa’da tanıdım Hüseyin Ürker’i… Kalabalıklar içinde sessiz ama duruşuyla konuşan, sözü az özü çok bir Erzurum delikanlısı. Tam anlamıyla bir dadaş…
Olgun, mütevazı ve en önemlisi insanlığını cebinde değil, yüreğinde taşıyanlardan.
Erzurumlu olmak kolaydır; ama dadaş olmak herkesin harcı değildir.
Hüseyin Ürker işte o zor olanı başaranlardan. Gördüğü her insana tepeden bakmayan, elindekini saklamayan, ekmeğini bölüşmeyi şeref bilen bir karakter. Günümüzün “ben” merkezli dünyasında, “biz” demeyi unutmamış ender insanlardan biri.
Ne bir fazlalık hissi verir bulunduğu ortamda ne de yokluğunda sessizliği fark edilmez sanılır. Ama bilirsiniz; bazı insanlar vardır, konuşmazlar ama varlıklarıyla denge kurarlar. Hüseyin Ürker de öyle… Sessizliği vakardır, duruşu terbiyedir.
Makamla, gösterişle, süslü cümlelerle işi yok. İnsanlığını vitrine koymaz, reklamını yapmaz. Belki de bu yüzden değerlidir. Çünkü samimiyet, en çok da kendini gizlediğinde anlaşılır.
Bursa’da nice insan gördüm, nice yüz tanıdım. Ama bazı isimler vardır, bir şehre değil bir gönle yazılır. Hüseyin Ürker, işte o isimlerden biri. Erzurum’un yiğitliğini, Anadolu’nun merhametini, insanlığın en sade hâlini üzerinde taşıyan bir delikanlı…
İyi ki tanıdım. İyi ki hâlâ böyle insanlar var dedirtenlerden biri olduğu için…

