Atilla SAMAT


DOĞU'NUN İNCİSİ ERZURUM

Erzurum'un Kıymetlileri: İz Bırakanlar, İyisiyle Kötüsüyle


Nef'î'nin o keskin kaleminden dökülen şu dörtlükle başlayalım okurlar:


“Dilber ki dil-i şeydâsını âh ile Erzurum'un Kıymetlileri: İz Bırakanlar, İyisiyle Kötüsüyle Gülbang-ı gazâ ile cihânı şâd eyledi Merdân-ı cihânın başını taht eyledi Erzurum’da doğup cihâna nâm saldı”


Erzurum denince akla soğuk kışlar, Palandöken'in beyaz örtüsü, cağ kebabı ve dadaş yiğitliği geliyor. Ama bu şehir binlerce yıllık tarihiyle, kültürel zenginliğiyle, yetiştirdiği değerlerle Anadolu'nun en köklü hazinelerinden biri. Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Cumhuriyet'e uzanan mirasıyla Erzurum, hem taşında hem insanında iz bırakmış kıymetlilere ev sahipliği yapıyor. 

Bugün iyisiyle kötüsüyle bu değerlerden bahsedelim – çünkü tarih sadece zaferleri değil, tartışmaları da barındırır içinde.
Önce tarihi mekanlara bakalım okurlar. Şehrin simgesi Çifte Minareli Medrese, 13. yüzyıldan kalma muhteşem bir Selçuklu eseri – taç kapısı, turkuaz çinileriyle insanı hayran bırakır. 

Yanında Yakutiye Medresesi, mozaik çinileriyle İlhanlı döneminin şaheseri. Erzurum Kalesi Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan bir kale, içindeki saat kulesiyle şehre tepeden bakar. Ulu Cami, Saltuklulardan kalan nadir eserlerden, sade ama heybetli. 

Üç Kümbetler gizemli mimarisiyle, Öşvank Kilisesi renkli taş süslemeleriyle, Tortum Şelalesi ve Narman Peri Bacaları doğal harikalarıyla Erzurum'un kültürel ve doğal mirasını tamamlar. 

Aziziye Tabyaları ise 93 Harbi'nin kahramanlık destanı – Nene Hatun'un yiğitliği burada yankılanır hala.


Bu topraklar âlimler, şairler yetiştirmiş. Erzurumlu İbrahim Hakkı, 18. yüzyılın büyük mutasavvıfı ve bilim insanı – astronomi, tıp, tasavvuf hepsinde eser vermiş, Marifetname'siyle nesillere ışık tutmuş. Nef'î keskin diliyle Osmanlı divan şiirinin zirvelerinden, ama o dil bazen başına bela açmış. Alvarlı Efe (Muhammed Lütfi Efendi) manevi rehber, şiirleriyle gönülleri fethetmiş. Halk şairlerinden Emrah ve Sümmani aşkı, hasreti türkülerle anlatmış. Modern dönemde Ömer Nasuhi Bilmen fıkıh âlimi, Diyanet İşleri Başkanı olarak iz bırakmış.
 

Spor ve iş dünyasında da Erzurum parlıyor. Kış sporlarının başkenti – Palandöken'den nice milli kayakçı, güreşçi çıkmış. Nusret Gökçe, "Salt Bae" lakabıyla dünyayı fetheden et ustası, Erzurum kökenli girişimciliğiyle gurur kaynağımız. 

Siyasette Recep Akdağ gibi isimler sağlık reformlarında rol oynamış.
Ama tarih tek taraflı değil okurlar. Erzurum işgallere, savaşlara sahne olmuş – Rus işgali, Ermeni çeteleri, 93 Harbi'nin acıları hala hafızalarda. Bazı isimler tartışmalı: Nef'î'nin idamı, siyasi çekişmeler... Ama bunlar da şehrin gerçekliğini gösterir. 

Erzurum yiğittir, merttir ama acıları da derin.
Bu kıymetliler Erzurum'u Erzurum yapanlar. Oltu taşı gibi parlak, Çoruh Nehri gibi coşkulu. Gençlerimiz bu mirası sahiplensin, korusun ki gelecek nesillere aktarılsın.
Erzurum sadece bir şehir değil, bir destan.
Saygılarımla

YAZARLAR