Garibanların Babası, Gönüllerin Hocası; Yaşar Çolak
Hasankale’nin özünden, bağrından çıkan; yüreğiyle, merhametiyle, bilgisiyle insan yetiştiren bir değer: Yaşar Çolak Hocamız…
30.10.2025 19:21:00
Hasankale’nin bereketli toprakları nice yiğitler, nice gönül insanları yetiştirmiştir. İşte onlardan biri de; garibanın dostu, öğrencisinin babası, yüreği insan sevgisiyle dolu Yaşar Çolak Hocamızdır. Kendi gençliğinde imkânsızlıklarla yoğrulmuş, hayatın zorluklarını sabırla aşmış, bugünlere azimle gelmiş bir gönül adamıdır o.
Yaşar Hocam sadece bir öğretmen değil, bir örnek şahsiyet, bir yaşam rehberidir. Onun derslerinde bilgi kadar vicdan, ahlak ve insanlık da öğretilirdi. Pasinler Lisesi’nin sıralarında öğrencilerine sadece formüller, tarihler, kelimeler değil; hayata dair duruş kazandırdı. “İyilik yap, karşılık bekleme” derdi hep, çünkü o bu sözü sadece söylenmiş değil, yaşanmış bir düstur haline getirmişti.
Kendisi de gariban bir ailenin evladı olmasına rağmen, hiçbir zaman şikayet etmedi. Tam tersine, elindekini paylaşmayı, düşenin elinden tutmayı bir görev bildi. Mahallesinde, okulunda, öğrencilerinin gönlünde hep aynı isimle anıldı:
“Garibanların Babası Yaşar Hoca.”
Bugün Hasankale’nin gençleri arasında hâlâ onun öğütleri yankılanıyor. “Cesur olun, merhametli olun, kimseyi küçümsemeyin” sözleri kulaklarda bir nasihat değil, bir yaşam biçimi olarak yer bulmuş durumda.
Bizler onun öğrencileri olarak sadece bir hocadan değil, bir insanlık abidesinden ders aldık. Öğrendiklerimiz kitaplarda yazmaz; onun hayatında, duruşunda, tebessümünde gizlidir.
Yaşar Çolak Hocam…
Sizin gibi insanlar bu toprakların asıl zenginliğidir.
İyiliğiniz, tevazunuz, yüreğinizle Hasankale’nin tarihine değil, gönüllerine kazındınız.
Yaşar Çolak Hocamız.
Kimi zaman bir babanın şefkatiyle, kimi zaman bir dostun sıcaklığıyla, kimi zaman da bir öğretmenin ciddiyetiyle bizlere yön verdi. O sadece ders anlatmadı, hayatı öğretti.
Kendi gençliğinde yoklukla mücadele eden, imkânsızlıklar içinde dimdik duran, yüreğiyle insan kazanan bir insandı.
Garibanın elinden tutmayı, düşenin halini sormayı, paylaşmayı bilir; kimseyi ayırmazdı. Çünkü o, malda değil gönülde zengindi.
Pasinler Lisesi’nin koridorlarında onun sesi yankılanırdı:
“İyiliği eksik etmeyin, kalp kırmayın, insan olun.”
Bu cümle, bizim hayat pusulamız oldu.
Onun öğrencisi olmak bir gururdu, bir nasipti.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, anlıyoruz ki; Yaşar Hocamız bize sadece bilgi değil, hayat dersi verdi.
Merhameti, vefayı, insanlığı öğretti.
Onun gibi öğretmenler, bir milleti ayakta tutan manevi direklerdir.
Yaşar Hocam…
Bizlere kattığın her şey için minnettarız.
Sen gönül zengini, yürek zengini bir has insan olarak hep kalbimizdesin.
Hakkını helal et bizlere Hocam…
Biz senden razıyız, Allah da senden razı olsun.

Hasankale’nin bereketli toprakları nice yiğitler, nice gönül insanları yetiştirmiştir. İşte onlardan biri de; garibanın dostu, öğrencisinin babası, yüreği insan sevgisiyle dolu Yaşar Çolak Hocamızdır. Kendi gençliğinde imkânsızlıklarla yoğrulmuş, hayatın zorluklarını sabırla aşmış, bugünlere azimle gelmiş bir gönül adamıdır o.
Yaşar Hocam sadece bir öğretmen değil, bir örnek şahsiyet, bir yaşam rehberidir. Onun derslerinde bilgi kadar vicdan, ahlak ve insanlık da öğretilirdi. Pasinler Lisesi’nin sıralarında öğrencilerine sadece formüller, tarihler, kelimeler değil; hayata dair duruş kazandırdı. “İyilik yap, karşılık bekleme” derdi hep, çünkü o bu sözü sadece söylenmiş değil, yaşanmış bir düstur haline getirmişti.
Kendisi de gariban bir ailenin evladı olmasına rağmen, hiçbir zaman şikayet etmedi. Tam tersine, elindekini paylaşmayı, düşenin elinden tutmayı bir görev bildi. Mahallesinde, okulunda, öğrencilerinin gönlünde hep aynı isimle anıldı:
“Garibanların Babası Yaşar Hoca.”
Bugün Hasankale’nin gençleri arasında hâlâ onun öğütleri yankılanıyor. “Cesur olun, merhametli olun, kimseyi küçümsemeyin” sözleri kulaklarda bir nasihat değil, bir yaşam biçimi olarak yer bulmuş durumda.
Bizler onun öğrencileri olarak sadece bir hocadan değil, bir insanlık abidesinden ders aldık. Öğrendiklerimiz kitaplarda yazmaz; onun hayatında, duruşunda, tebessümünde gizlidir.
Yaşar Çolak Hocam…
Sizin gibi insanlar bu toprakların asıl zenginliğidir.
İyiliğiniz, tevazunuz, yüreğinizle Hasankale’nin tarihine değil, gönüllerine kazındınız.
Yaşar Çolak Hocamız.
Kimi zaman bir babanın şefkatiyle, kimi zaman bir dostun sıcaklığıyla, kimi zaman da bir öğretmenin ciddiyetiyle bizlere yön verdi. O sadece ders anlatmadı, hayatı öğretti.
Kendi gençliğinde yoklukla mücadele eden, imkânsızlıklar içinde dimdik duran, yüreğiyle insan kazanan bir insandı.
Garibanın elinden tutmayı, düşenin halini sormayı, paylaşmayı bilir; kimseyi ayırmazdı. Çünkü o, malda değil gönülde zengindi.
Pasinler Lisesi’nin koridorlarında onun sesi yankılanırdı:
“İyiliği eksik etmeyin, kalp kırmayın, insan olun.”
Bu cümle, bizim hayat pusulamız oldu.
Onun öğrencisi olmak bir gururdu, bir nasipti.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, anlıyoruz ki; Yaşar Hocamız bize sadece bilgi değil, hayat dersi verdi.
Merhameti, vefayı, insanlığı öğretti.
Onun gibi öğretmenler, bir milleti ayakta tutan manevi direklerdir.
Yaşar Hocam…
Bizlere kattığın her şey için minnettarız.
Sen gönül zengini, yürek zengini bir has insan olarak hep kalbimizdesin.
Hakkını helal et bizlere Hocam…
Biz senden razıyız, Allah da senden razı olsun.



