Enver GÜLER


İyilik ve Kötülük: Toprağa Düşen Tohum

İnsan hayatı bir tarla gibidir; iyilik de kötülük de toprağa düşen tohum misali mutlaka yeşerir. Zamanı geldiğinde herkes, kendi ektiğini biçer.


“İyilik veya kötülük, toprağa düşen tohum gibidir… Mutlaka yeşerir. Onu biçmek ekene nasip olur.”
Hayat, büyük bir tarla… 

Bizler ise her gün o tarlaya bir şeyler eken çiftçileriz. Kimi zaman bir tebessüm bırakırız bir kalbe, kimi zaman kırıcı bir söz. Kimi zaman bir yetimin başını okşarız, kimi zaman bir insanın onurunu zedeleriz. Attığımız her adım, söylediğimiz her söz, yaptığımız her davranış; aslında toprağa düşen bir tohumdur.


Toprak unutmaz.

İnsan unutur. Zaman geçer, olaylar silinir, yüzler değişir. Ama hayatın terazisi şaşmaz. İyilik de kötülük de mutlaka bir gün filiz verir. Bugün attığınız bir iyilik tohumu, yarın karşınıza bir kapı olarak çıkar. Bir selam, bir destek, bir dürüstlük; belki yıllar sonra ummadığınız bir anda size umut olur.

Kötülük de böyledir. Haksızlık, iftira, kibir, kul hakkı… Hepsi toprağa bırakılmış karanlık tohumlardır. İlk anda görünmezler. Üstü örtülür, unutuldu sanılır. Ama zamanı geldiğinde baş verirler. İnsan bazen “Ben ne yaptım ki başıma bu geldi?” diye sorar. Oysa hayatın hafızası güçlüdür. Ektiğini biçme vakti geldiğinde kimse şaşırmamalıdır.

Toplum olarak da bir tarla gibiyiz. Eğer birbirimize güven, merhamet ve adalet ekersek; huzur biçeriz. Ama kin, ayrımcılık ve çıkarcılık ekersek; kaos biçeriz. Bu kadar nettir.


Bugün sosyal medyada yazılan bir cümle bile bir tohumdur. Bir haber, bir yorum, bir manşet… Ya umut eker ya nefret. Kalem de bir çiftçidir aslında. Mürekkep, toprağa düşen tohum gibidir. Onun için sorumluluğumuz büyüktür.
Unutmamalıyız:

Toprak acele etmez ama adildir.

Zaman gecikir ama şaşmaz.

İyilik eken, huzur biçer.

Kötülük eken, pişmanlık biçer.

Seçim her gün bizim elimizde. Bugün hangi tohumu ekiyoruz? 🌱