Yalçınkaya AYIKOL


KADİM BİR MEMLEKET: HASANKALE

Bin yıllık kültürün, imanın, emeğin ve bilginin yoğrulduğu bir medeniyet ocağıdır. Hasankale


Her taşında tarih, her sokağında bir hatıra gizlidir Hasankale’nin…
Bu kadim memleket, yalnızca bir ilçe değildir;
bin yıllık kültürün, imanın, emeğin ve bilginin yoğrulduğu bir medeniyet ocağıdır.

Stratejik konumu, bereketli Pasin Ovası,
şifa dağıtan jeotermal kaplıcaları,
serinliğini içimize işleyen maden suyu kaynakları,
ve toprağının bağrında saklı yer altı zenginlikleriyle
Hasankale, gerçekten de başlı başına bir hazinedir.

Ama en büyük hazine ne altındadır, ne taşındadır…
Hasankale’nin en kıymetli hazinesi insanıdır.
Şairiyle, ozanıyla, sanatçısıyla, zanaatkârıyla,
alimiyle, bilim insanıyla, üniversite hocalarıyla
bu topraklar, bilgeliğiyle dünyaya ışık saçacak nice değere sahiptir.

Fakat…
Bir hazine, keşfedilmediği sürece sadece bir söylentidir.
Tıpkı bir mutfakta her türlü malzeme hazırken,
o malzemeleri ustalıkla birleştirecek aşçı olmadıkça
ortaya şaheser bir yemek çıkmayacağı gibi…

Tıpkı her türlü sazın, her türlü sesin hazır olduğu bir salonda,
onları yönetecek orkestra şefi olmadıkça
göğe yükselen o eşsiz armoninin duyulamayacağı gibi…

Hasankale de böyledir.
Her şey var: tarih, kültür, bilim, toprak, emek, inanç…
Eksik olan sadece o vizyoner el, o yürekli önder.

Bir “baba yiğit” gerek bu topraklara…
Ufku geniş, vizyonu berrak, misyonu yüce bir insan.
Çalışkan, ileri görüşlü, bilime, kültüre ve insanına değer veren bir önder…
O geldiğinde, Hasankale’nin sesi sadece Pasinler Ovası’nda değil,
bütün Türkiye’de yankılanacak.

Çünkü Hasankale bir hazine,
ve o hazine günyüzüne çıkmayı bekliyor.