"Gel Ey kardeş!
Bak şu mezar taşınma
Gafil insan, al aklını başına
Bak gezerken neler geldi başıma
Çürüdüm toprak oldum
Taş diktiler başıma.....!"
İşte hayatın gerçeği bu. Kimi denizde boğuldu.. Kimi alevlere teslim olup kül oldu...
Kimine bir kaç metre kefen bezi, kimine iki metre kare mezar nasip oldu.
Kiminin üzerine büyük mezar taşları, anıtlar dikildi... Kiminin mezar taşı kayboldu gitti.
Firavunlara piramitleri yaptılar...! Kimilerinin başına bir taş koyup tarihte yokluğa fırlattılar....
Kimi kral, kimi sultan, kimi Karun oldular.... Mezarları görkemli ancak sonuçta toprak oldular...
Zengin idiler.. Kılıçları üç yüz atmış derecede dönerek kesilmedik baş, tekmelemedikleri naaş bırakmadılar....
Mağrurlarda, zalimlerde öldü.... Belki onlarında mezarları tekmelendi, taşlandı... Ah aldılar...
Dünya hayatı onlar için muhteşemdi bir kere... Güçlüydüler... Her sözleri kanundu.... Yediler, içtiler sonunda dört ayaklı tahta ata bindiler.....
Biz olmazsak yıkılır bu nizam, yıkılır dünya dediler kendi kendilerine...
İnandırdılar insanlara kendilerinin vaz geçilmez olduğunu...
Gün geldi... Vakit tamam oldu.. Vazgeçilemeyenler acılar içinde kaybolup mezara gittiler... Lakin ne dünya yıkıldı... Ne geride kalanlar perişan oldu...
Bir aldatmaydı.. Aldanarak, zulmederek, öldürerek, gasp ederek günahlarıyla gittiler.
Kimileri Neron oldu yaktı Roma'yı, kimileri Firavun olup ilahlık tasladı... Kimileri Alier Şaron, Netenyahu oldu Gazze’de soykırım yaptı….
Kimileri Ömer olup Fırat kenarında kurdun kaptığı koyunun hesabı benden sorulur deyip hüngür hüngür ağladı..
Kimi Hammurabi oldu kanun yazdı, Kimi Kanuni Sultan oldu... Kanunnameler, ferman çıkardı...
Kimi Hitler, kimi Musoluni, kimi Stalin, Lenin olup milyonlarca insanının ölümüne ferman çıkardı....
Kimi Ahmet Yesevi, kimi Yunus Emre, kimi Hacı Bayram-ı Veli olup gönüllerde taht kurdular....
Evet, kimi hayırla, dualarla anıldı... Kimileri zalimlikleriyle, yaptıkları zulümlerle, kimileri attıkları iftira ile toprağa koyulup hesap günündeki cezalarını çekmeye hazırlandılar.
Ey insan oğlu hayat kısa, para, mal, şöhret geçici.. Bunları bir gün kaybedeceksin unutma..!
Ebedi yere, ebedi güzele, sonsuz hayata hazırlana biliyormusun...! İşte yazının başlangıcındaki mezar taşına iyi bak.. Anla... Anlat... Hatırla... Hayatını ona göre tanzim et sakın aklından çıkarma....
Yazımı Kerem'in yol kenarında gördüğü bir mısrasıyla bitirelim. Bakalım ne demiş:
Bir sual sorayım haber ver bana
Sende bu alemde var mıydın kafa?
Yedirmez içirmez bir nıhısmıydın,
Yoksa aksakallı pir miydin kafa?
Ders, öğüt almak isterseniz… Yolunuz Zincirlikuyu mezarlığına düşerse görürsünüz… Bir tarafta Türkiye'nin en zenginlerinden rahmetli Sakıp Sabancı'nın diğer tarafta Türkiye'nin en önemli kabadayılarından Dündar Kılıcın mezarlarını görür ibret alırsınız…
Sonuçta şairin dediği gibi;
Yine bir taş dikilir başına
İşte bu taştır insanoğlundan baki
Üstünde bir, bir Fatiha
Bir hüvelbaki"