Enver GÜLER


Vefasızlığın Adı Halis Güngör

Bir şehrin hafızası, ona emek veren insanlarla yaşar. O insanlara sahip çıkmayan şehirler ise zamanla kimliğini kaybeder.


Pasinler’in hafızasına, kültürüne, sporuna, basınına ve maneviyatına ömrünü adamış bir isim var: rahmetli Halis Güngör. 

Ne yazık ki bugün Pasinler’de bu ismin karşılığı, hak ettiği vefa ile değil, derin bir sessizlikle anılıyor.

Halis Güngör; Hasankale’ye emek vermiş bir gönül insanıdır. Pasinlerspor Kulübü’nün kurucusudur. Pasinler’e ilk sinemayı getiren kişidir. Pasinler Stadı’nın yapılması için yıllarca emek sarf etmiştir. 

İbrahim Hakkı Hazretleri Vakfı’nı kurarak külliye ve cami yaptırmış; büyük mütefekkir ve İslam âlimi İbrahim Hakkı Hazretleri’nin başta Marifetname olmak üzere birçok eserini bastırıp dağıtımını sağlamıştır.

Yetmedi…
Pasinler’de ilk gazeteyi kurmuş, ilk matbaayı ilçeye kazandırmıştır. Yüzlerce çocuğun sünnet edilmesine vesile olmuş, sosyal sorumluluğu hayatının merkezine koymuştur. Basın, spor, kültür, eğitim ve din… Hangi alana bakarsanız bakın, Halis Güngör’ün izi vardır.

Peki bugün ne var?
Ne bir cadde…
Ne bir sokak…
Ne bir kültür merkezi…
Ne bir hatıra…

Adına verilmiş tek bir tabela bile yok.
Daha da acısı; ailesinin yaşadığı evler kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkıldı. Yerine bir arsa dahi verilmedi. Geçtiğimiz günlerde rahmetli Halis Güngör’ün inşaat mühendisi oğlu Mücahit Güngör ağabeyim beni aradı. Sözü hâlâ kulaklarımda çınlıyor:

“Evler söküldü. Bari uygun bir yerde bir arsa versinler de babamın adına bir misafirhane yaptıralım.”

Ne kadar mütevazı, ne kadar anlamlı bir talep…

Ama belediyenin tavrı maalesef yine duyarsızlık.

Bu mudur vefa?

Bu mudur geçmişine sahip çıkan belediyecilik?

Unutulmamalıdır ki; şehirler binalarla değil, değerleriyle ayakta durur. Rahmetlik Halis Güngör bu şehrin değeridir. Ona yapılan vefasızlık, aslında Pasinler’in kendi tarihine yaptığı bir vefasızlıktır.

Buradan yetkililere açık çağrımdır:

Bir caddeye, bir sokağa, bir kültür merkezine Halis Güngör’ün adını verin.

Ailesinin talebine kulak verin.

Bu şehre ömrünü adamış bir insana gecikmiş de olsa vefayı gösterin.

Çünkü vefa; sadece bir erdem değil, bir borçtur.

YAZARLAR