Yalçınkaya AYIKOL


Yüreğimizdeki O Kırık Telin Sesi : Bir Veda Değil, Bir Serzeniş

Ah, o toprağın tuzu, o sazın titrek nefesi... Nasıl olur da, bir yöre kendi nefesini boğar? Nasıl olur da, bir festival kendi kökünü keser? Gözyaşlarımla değil, kırgınlıkla yazıyorum bu satırları. Çünkü gördüğünüz sadece bir etkinlik takvimi değil; o, bir vefa defterinin yırtılmış sayfalarıdır.


Ah, o toprağın tuzu, o sazın titrek nefesi...
Nasıl olur da, bir yöre kendi nefesini boğar? Nasıl olur da, bir festival kendi kökünü keser? Gözyaşlarımla değil, kırgınlıkla yazıyorum bu satırları. Çünkü gördüğünüz sadece bir etkinlik takvimi değil; o, bir vefa defterinin yırtılmış sayfalarıdır.

      Sizler ki, Fatih Koçak'ın o kadife sesinde hüzünlenenler, Fethi Siverekli'nin sözlerinde dertlenenler, Şahin Sarıgül'ün bağlamasında yurdun hasretini duyanlarsınız. Sizler ki, Selami Yağar'ın hikmetli nefesini, Âşık Sıtkı Eminoğlu'nun asırlık demini yüreğinizde taşıyanlarsınız.

         Onlar, o bölgenin canlı tarihidir, taşından toprağına sinmiş ezgileridir. Onlar ki, o toprağın imzası, o göğün yıldızlarıdır.
Ama ne acıdır ki, tanıtım diye kurulan o sahnelere, kendi evlatları, kendi duayenleri davet edilmez. O büyük ustaların yerine, belki daha parlak, belki daha gürültülü ama o yörenin ruhunu zerre kadar taşımayan, sadece ticari bir nefes uğruna gelenler konur.

      Sanki bir ananın bayram sofrası kurulmuş da, evin gerçek büyükleri bir kenara itilmiş gibidir !

      O meydanlarda yankılanması gereken her bir notada, söylenmesi gereken her bir hakiki sözde, şimdi büyük bir sessizlik, büyük bir boşluk var. Bu sessizlik, sadece bir organizasyon hatası değil; tarihe, emeğe ve vefaya karşı işlenmiş bir sitemdir.
Bu, sadece bir serzeniş değil; aynı zamanda o toprağın sanatına ve sanatçısına duyulan derin bir özlemin çığlığıdır. Onlar ki, bu kültürün son kaleleridir. Onlar yoksa, o festivallerin adı ne olursa olsun, sadece ruhu alınmış bir gövde olarak kalacaktır.

       Ah be ustalar, siz yine de çalın, söyleyin. Biliyorum; sizin sesiniz, o kalabalık sahnelerin gürültüsünden çok daha derin, çok daha kalıcı yankılanacaktır. Çünkü sizin yeriniz, afişler değil; halkın vicdanıdır.

Yalçınkaya AYIKOL