Yalçınkaya AYIKOL

Tarih: 16.11.2025 12:56

Dijital Görgü Kuralları : Ekranın Ardındaki İnsan

Facebook Twitter Linked-in

 Sosyal medya, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Yaşadıklarımızı, düşündüklerimizi ve hatta bazen en mahrem anlarımızı dahi anlık olarak paylaşma gücüne sahibiz. Ancak bu sınırsız paylaşım özgürlüğü, beraberinde "Dijital Görgü Kuralları" olarak adlandırabileceğimiz yeni bir etik sorumluluklar setini getiriyor. Zira ekranın diğer ucunda, bizimle birlikte bu deneyimi yaşayan, duyguları ve özel hayatı olan insanlar var.

  Özel Anların Mahremiyeti

     Bazı anlar, sadece yaşanmak ve içselleştirmek için vardır. Bu anları bir "içerik" malzemesi olarak görmek, o anın kutsallığını zedeleyebilir:

    Yemek Yemek : Lezzetli bir yemeğin fotoğrafını çekmek elbette doğaldır. Ancak esas odak noktamız, yemeğin tadını çıkarmak, masadaki sohbeti dinlemek ve o ana değer vermektir. Sürekli telefonla meşgul olmak, yanımızdaki kişilere ve emeği geçenlere karşı gösterdiğimiz saygıyı azaltır.
     

 İbadet Etmek : İbadet, bireyin Yaradan ile kurduğu en özel ve mahrem bağdır. Kameraları kapatıp, zihni dünyevi kaygılardan arındırmak, o anın ruhuna uygun olan tek davranıştır. Bu anları sosyal medyada sergilemek, samimiyetini gölgeleyebilir ve amacından saptırabilir.

     Hastalık ve Zor Zamanlar : Hastalık, kaza, yas veya herhangi bir zorluk anında yapılan paylaşımlar, gerçek destek arayışından çok, dikkat çekme çabası olarak algılanabilir. İnsan vücudunun en zayıf anını teşhir etmek yerine, bu süreci özelde yaşamak ve gerçekten güvendiğimiz kişilerle paylaşmak, hem kendi sağlığımız hem de mahremiyetimiz için daha koruyucu bir yaklaşımdır.

     Unutmayalım : Esas Olan İlişki
Sosyal medyayı sadece anlık bir gösteri alanı olarak değil, bir iletişim köprüsü olarak görmeliyiz. Paylaşım yaparken sormamız gereken temel soru şudur: "Bu paylaşım, neye hizmet ediyor?"

İlham Veriyor mu ?

Bilgilendiriyor mu ?

Eğlendiriyor mu ?

Yoksa sadece "görüldü" olmak için mi var ?

         Dijital dünyadaki her hareketimizin, gerçek hayattaki saygı, empati ve incelik kurallarına uygun olması gerekir. Tıpkı bir misafirlikte cep telefonumuzu sürekli kurcalamamanın görgü kuralı olduğu gibi, sanal ortamda da başkalarının mahremiyetine, hassasiyetlerine ve ruh hallerine özen göstermek, iyi bir dijital vatandaşı olmanın temel şartıdır.

      Unutmayın : En değerli anılar, bazen sadece kalbimizde ve zihnimizde kalanlardır; bir 'beğeni' veya 'kaydetme' butonu ile ölçülemezler.
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —