Saltuklu ve Osmanlı eserlerinin çokluğu göze çarpsa da Cumhuriyet döneminin simge eserlerinin Erzurum’da bulunması ayrı bir önem taşır.
Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküntüleri arasında yeni bir devletin kurulma fikrinin Erzurum’da şekillenmesi Türk tarihinin altın sayfaları arasındadır.
Kurulacak yeni devletin ilk tohumları 23 Temmuz Erzurum Kongresi'nin yapıldığı binada toprağa düşmüş bu tohum Sivas’ta filizlenmişti.
Milli iradenin hakim kılınması ve yeni kurulacak devletin idare şeklinin Cumhuriyet olacağı mesajı bu topraklarda verilmişti.
Erzurum’da 57 gün kalan Mustafa Kemal Paşa bu süre zarfında düşmana karşı yapılacak mücadelenin ve kurulacak yeni devletin planlarını Erzurum ‘da yapmıştı.
Bu süreçlere ev sahipliği yapan Erzurum, vatan kalbinin attığı yer olarak tarihe geçmiş ve dadaşlar bu mücadelenin hatıralarını taşıyan Atatürk Evi ve Kongre Binası gibi önemli mekanları kırmızı çizgileri olarak sahiplenmişlerdi.
Bilindiği üzere Erzurum Kongresi ,Ermenilerin meşhur Sanasaryan Mektebi'nde yapılmış, bu bina muhtemelen 1924 depreminde veya başka bir sebeple kullanılmaz hale gelmiş, 1926 yılında şimdiki haliyle yapılmış,1960 yılında onarımdan geçmişti.
Milli Saraylar Başkanlığı'na devir edilen bina, TBMM tarafından 2011 ve 2013 tarihleri arasında tekrar restore edilmiş ve hizmete açılmıştı.
Bu süreçler yaşanırken, Erzurum üstüne emellerini sürdüren Ermeni lobisi, Sanasaryan Mektebi binası ve arsası ile ilgili arayışlara girmişti.
Ermenilerin bu arayışları binan tapusunun Osmanlı Devleti'ne ait olduğu belgesinin ortaya çıkmasıyla gündemden düşmüştü.
Son bir yıldır, Kongre Binası'nın temelinde ciddi sorunların olduğunu ve bunun teknik takibe alındığını biliyorduk.
Nihayet, uzun süren incelemeler neticesinde araştırmayı yapan bilim adamları raporlarını tamamlayarak binanın ciddi sıkıntı içinde olduğunu yetkililere sundular.
Erzurum Valisi Sn.Mustafa Çiftçi geçen hafta yaptığı bir basın toplantısıyla Kongre Binası'nın depreme dayanıksız bir halde olduğunu ,yıkılma tehlikesinin bulunduğunu ,gerekirse yıkılıp tekrar yapılabileceğini belirterek binanın ziyaretçi girişine kapandığını duyurdu.
Beklenmedik bu duyuru, bir takım soru ve endişeyi de Erzurum halkının gündemine getirdi.
Vali Mustafa Çiftçi'nin yapmış olduğu açıklamalar elbette ki hiçbir endişeye mahal bırakmamakta ve durumu teknik olarak sergilemektedir.
Vatandaş olarak diyoruz ki, bu kadar restorasyon ve incelemeye rağmen binanın bu hale gelmesi nasıl oldu?
Binanın teknik takibi konusunda nasıl bir ihmalkarlık yaşandı ?
23 Temmuz töreninde bir olumsuzluk yaşansaydı bunun dünyada ki yansıması ne olurdu?
Konuya, Erzurum genelinde bakıldığında buna benzer ihmaller zincirini ve çelişkileri ne yazık ki görebilmekteyiz.
İkinci Organize Sanayi Bölgesi, Atlama Kuleleri,Subay ve Astsubay Orduevleri, Aziziye Hastahanesi, Kadın Doğum ve Çocuk Hastahanesi,Jandarma Lojmanları,Sigorta Hastahanesi, Mareşal Çakmak Hastahanesi , İller Bankası, Cemal Gürsel Stadyumu, Rıfkı Salim Burçak Lisesi gibi onlarca bina bir ihmalin somut örnekleri değil mi?
Tabloya bakınca, resmi binaların sağlamlığı konusunda kıyamet sanki Erzurum’un başına kopmuş gibi görünüyor.
Anlaşılan o ki, Kongre Binası bir müddet kapalı kalacak, teknik olarak yeterince destek sağlanamazsa yıkılıp yeniden yapılacak.
Erzurumlular olarak, Cumhuriyetin faziletini ve kazanımlarını ifade eden Kongre Binamızın en muhteşem biçimiyle yapılıp hizmete açılmasını, Atatürk evinin sağlamlaştırılmasını ayrıca Mustafa Kemal’in bir hafta süreyle kaldığı ve Cumhuriyet kelimesini ilk defa telaffuz ettiği Cumhuriyet Caddesi’nde ki evin restore edilerek müze haline dönüştürülmesini yetkililerimizden beklemekteyiz.
Erdal Güzel 10-01-2026