Enver GÜLER

Tarih: 24.11.2025 19:42

Belediye Başkanlarının Dalkavukları

Facebook Twitter Linked-in

Siyasetin en eski figürlerinden biridir dalkavuk. Saraylarda vardı, konaklarda vardı, bugün belediyelerde de var. Ne değişti? Sadece mekân. Zihniyet aynı, yöntem aynı, amaç aynı: Güç sahibinin etrafında dolaşıp kendi küçük menfaat dünyasını büyütmek.

Belediye başkanlarının etrafında bir halka olur; kimi yılların dava insanıdır, kimi emeğiyle oradadır, kimi de gerçekten hizmet aşkıyla koşar. Ama bir de başkanın gölgesinde büyüyen bir grup vardır: Dalkavuklar.
Bunlar ne halkı görür, ne sokağın sesini duyar, ne de şehrin ve ilçenin gerçek derdini bilir. Bildikleri tek şey, başkanı sürekli pohpohlamak, onu her eleştiriye karşı kalkan gibi korumak ve “en doğru sensin başkanım” cümlesini günde en az üç kez tekrarlamaktır.

Bu kişiler başkanın en büyük düşmanı gibi görünmezler; fakat aslında en tehlikelisidirler. Çünkü başkana hakikati değil, işlerine geleni anlatırlar. Sorunları saklar, hataları süsler, gerçekleri törpülerler. Başkanın etrafında görünmez bir duvar örerler. O duvar yavaş yavaş halkla arasındaki bağı koparır.

Dalkavuklar yüzünden birçok belediye başkanı kendi şehrinin ve ilçesinin nabzından bihaber hale gelir. Sokağın sesi yerine birkaç kişinin menfaat çığlığı duyulur.
Hizmet üretmesi gereken yerlerde şov yapılır, çözüm aranması gereken konularda bahaneler uçuşur. Çünkü dalkavukların derdi hizmet değil; mevki korumak, yakınlık göstermek, başkan değişirse oturdukları koltuğu kaybetme korkusu yaşamaktır.

En acısı da şudur: Samimi eleştiri düşmanlık sayılır.
Doğruyu söyleyen uzaklaştırılır.
Hizmet için çalışan geri plana atılır.

Oysa gerçek liderlik, etrafını alkışçılarla değil; gerçeği söyleyenlerle, cesaretle uyaranlarla, halka kulak verenlerle örmekten geçer.
Dalkavukların gürültüsünden sıyrılıp halkın sesini duyan başkanlar fark yaratır; diğerleri ise kendi kurdukları pembe dünyaya hapsolur.

Bugün pek çok şehirde ve ilçede başarıyla hizmet eden belediye başkanları varsa, bilin ki onların çevresinde dalkavuklar değil; akıl, emek ve vicdan sahibi insanlar vardır. Tersi durumda ise sonuç ortada: Halkın uzaklaştığı, hizmetin tıkandığı, yönetimin dar bir çevrenin eline geçtiği belediyeler…

Son söz şu olsun:
Bir başkanı halktan değil, dalkavuklardan koparan her fısıltı; aslında o belediyenin geleceğinden çalınmış bir tuğladır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —