Bursa’nın bereketli ovasında sessiz sedasız büyük bir emek hikâyesi yaşanır. Gürsu’nun toprağa sevdalı insanları arasında öyle bir isim vardır ki, hem çalışkanlığı hem de gönül genişliğiyle herkesin gönlünde ayrı bir yer edinmiştir:
Ali Sadıç. 1968 doğumlu, iki kız evlat babası olan Ali Sadıç, ömrünü toprağa, üretime ve helal kazanca adamış bir çiftçi…
Ama onu diğerlerinden ayıran sadece üretmesi değil; alçak gönüllülüğü, dostluğu, insanlığı ve verdiği sözün arkasında duran karakteridir.
Toprağı Evlat Gibi Gören Bir Üretici Gürsu’nun verimli bahçelerinde yıllardır meyvecilik üretimi yapan Ali Sadıç, yalnızca kendi tarlasının değil, ilçenin üretim kültürünün de yaşayan bir parçasıdır.
Meyveyi dalında değil, alın terinde büyütenlerden…
Sabahın ayazında bahçeye ilk giren, akşam güneşini en son uğurlayan biridir o. Dünyanın hızla tükettiği bu zamanda hâlâ üretmenin kutsal olduğuna inanır. “Toprak yalan söylemez” der, “Ne verirsen onu alırsın.” Bu söz aslında onun hayat felsefesidir.
Hem Üretici Hem Emek Elçısı Üretmek yetmez; üretileni doğru pazarlamak da maharet ister. Ali Sadıç yıllardır meyvecilikte hem üretici hem pazarlamacı kimliğiyle, Gürsu’nun tarım potansiyelini Türkiye’nin dört bir yanına taşımış bir isimdir.
Ürününü satarken bile kibarlığı, dürüstlüğü ve güven veren haliyle gönülleri kazanır. İnsanlar onunla alışveriş yaparken parasından önce gönlüne güvenir. Sessiz Büyüklerdendir Bölgede onu tanıyan herkes bilir: Gösterişi sevmez, fotoğraflarda öne çıkmaz, başarılarından söz edilince mahcup olur. “Bizim işimiz çalışmak” der, “Reklamı toprak yapar.” Bugün iyi bir çiftçi, örnek bir aile babası ve Gürsu’nun saygı duyulan isimlerinden biri olmasının sebebi de budur işte: Sade bir hayat, sağlam bir karakter…
İki Kızına Bıraktığı En Büyük Miras Ali Sadıç’ın en büyük gururu, iki kızıdır.
Onlara servetten çok daha değerli bir şey bırakmak ister:
Dürüstlük, emek, helal lokma ve insan olmak…
Kızları da babalarının bu karakter mirasıyla gurur duyar.
Hayatını toprağa vermiş, gönlünü insanlığa açmış, geleceğe emeğiyle iz bırakmaya çalışan Ali Sadıç gibi insanlar, aslında bir ülkenin görünmez kahramanlarıdır. Gürsu’nun bereketi, toprağın gücü, insanlığın özü onlarda saklıdır.
Böyle güzel insanlar oldukça, bu toprakların bereketi de, umudu da hiçbir zaman eksik olmayacaktır. Dilerim ki Ali Sadıç’ın çalışkanlığı ve gönül adamlığı, yeni nesillere ilham olmaya devam eder.
Esenkalın, Hoşçakalın, Dostçakalın..ı, yeni nesillere ilham olmaya devam eder.