Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’ın şu sözleri aslında bir yönetim anlayışının özetidir:
“Hizmetlerimiz gönüllere hitap ediyor. Karabağlar halkı varsa bizler de varız. Vatandaşlarımız hizmetlerin en güzeline layıktır.”
Bu cümleler, klasik belediyecilik söylemlerinin ötesinde, insanı merkeze alan bir duruşu ifade ediyor. Çünkü belediyecilik yalnızca asfalt dökmek, kaldırım yapmak, bina dikmek değildir. Asıl mesele; vatandaşın gönlüne dokunabilmek, kendini değerli hissetmesini sağlayabilmektir.
Karabağlar gibi nüfus yoğunluğu yüksek, sosyal ihtiyaçları fazla olan bir ilçede görev yapmak kolay değildir. Her mahallenin ayrı bir sorunu, her sokağın ayrı bir beklentisi vardır. İşte bu noktada “Karabağlar halkı varsa bizler de varız” anlayışı, yönetenle yönetilen arasındaki mesafeyi ortadan kaldıran bir yaklaşımdır. Bu, makamdan değil, halktan güç alan bir duruştur.
Vatandaşın beklentisi çok nettir: Adaletli hizmet, samimi ilgi ve kalıcı çözümler. Helil Kınay’ın vurguladığı “en güzel hizmete layık” olma düşüncesi de tam olarak buraya işaret eder. İnsanlar, yaşadıkları kentin kaderine terk edilmediğini, aksine sahiplenildiğini görmek ister.
Bugün yerel yönetimlerde başarı, sadece yapılan projelerin sayısıyla değil, o projelerin kime ve nasıl dokunduğuyla ölçülüyor. Bir çocuğun güvenle oynadığı park, bir annenin huzurla yürüdüğü sokak, bir yaşlının kapısını çaldığında muhatap bulabilmesi… İşte gerçek hizmet tam da burada başlıyor.
Karabağlar’da hedef, gönüllere hitap eden bir belediyecilikse; bu anlayış doğru yoldadır. Çünkü gönüllere giren hizmet, Karabağlar’da gönül belediyeciliğini esas alan Başkan Helil Kınay, “Halkımız varsa biz varız; hizmetlerimiz gönüllere dokunuyor” sözleriyle insan merkezli yönetim anlayışını ortaya koyuyor. da, sokakta da karşılığını mutlaka bulur.
Belediyecilik, bina değil insan inşa etmektir. Ve insanı kazanan, şehri de kazanır.