Zeynel Abidin KIYMAZ

Tarih: 12.01.2026 14:52

KÜRT AYDINLARA AÇIK ÇAĞRIMDIR

Facebook Twitter Linked-in

KÜRT AYDINLARA AÇIK ÇAĞRIMDIR

Bu çağrı bir öfkenin değil,
bir tanıklığın,
bir tecrübenin
ve en önemlisi bu topraklara duyulan sorumluluğun ürünüdür.

Bu satırlar masa başından değil,
Suriye’yi dördü resmi, yedi kez baştan başa gezmiş,
Halep’in sokaklarını, mahallelerini, insanlarını tanımış birinin vicdanıyla yazıyorum.

Evet, bu güne kadar Suriye’de Kürtler vatandaş değildi.
Evet, insan yerine bile konulmadılar.
Suriye’de bu uygulama bir haksızlıktı, bu bir zulümdü.

Ama hakikat tek cümleyle anlatılamaz.
Gerçeği parçalayarak anlatmak, adalet değil kaos üretir.

Halep’in demografik yapısını bilen biri olarak açıkça söylüyorum:
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yoğunluklu yaşayan Kürtlerle Halep halkı arasında toplumsal bir çatışma yoktur.
Sorun birlikte yaşam değildi.

Sorun, bu mahallelerin silahlı yapılar (SDG) tarafından fiili alan hâkimiyetine dönüştürülmesiyle başladı.

Dünyanın hangi devletine giderseniz gidin;
merkezi otorite, kendi topraklarında silahlı alternatif yapılar kurulmasına izin vermez.
Önce uyarır, uyarı dinlenmezse müdahale eder.
Bu bir tercih değil, devlet olmanın asgari refleksidir.

Türkiye’de hendek olaylarında yaşananlar hâlâ hafızalarımızda.
Hiçbir devlet kendi otoritesi dışında bir yapıya sessiz kalmaz.
Sessiz kalan devlet, devlet olmaktan çıkar.

Burada durup düşünmek zorundayız.

İnsanlık adına sokağa çıkacaksak,
vicdanımız seçici olmamalıdır.

1982’de Hama ve Humus kuşatılıp, en acımasız şekilde
on binlerce insan evinde camisinde tecavüz edilerek hunharca katledilirken,
hangi aydınlarımız altı çizilen hassasiyetlerle sokaktaydı?

O zaman neden susuldu?
Bugün neden bu kadar yüksek ses var?

Bu sorular cevaplanmadan yapılan her çağrı,
iyi niyetli bile olsa yangına benzin taşır.

Bir gerçeği daha yüksek sesle söylemek zorundayız:
SDG unsurları bugün ABD ve İtrail’in üniformalarıyla,
onların silahlarıyla, onların politik hedefleriyle hareket eden emperyalist bir aparata dönüşmüştür.

Soruyorum sizlere, aydınlara soruyorum:

ABD bayraklarıyla, Trump posterleriyle bu coğrafyada özgürlük mü inşa edilecek?
Türkiye Cumhuriyeti yıkılarak, yerine kurulan bir yapı Kürt halkını gerçekten özgür mü kılacak?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —