Yalçınkaya AYIKOL

Tarih: 23.01.2026 13:51

Rüzgarla Değil, Gururla Dalgalanan Al Sancak

Facebook Twitter Linked-in

 Bir bayrak düşünün... Rengi, bir ressamın paletinden değil, bu topraklar için toprağa düşenlerin al kanından süzülmüş. Beyazı, gökyüzündeki ay ve yıldızın bir gece yarısı o kan gölüne düşen sessiz yansıması...

       Ona saldıranlar, onun sadece bir kumaş olduğunu sanırlar. Bilmezler ki o kumaşın her bir lifinde bir annenin duası, bir yetimin hakkı ve bir kahramanın son vasiyeti gizlidir. Bayrağa uzanan el, sadece bir nesneye değil; bir milletin namusuna, özgürlüğüne ve varoluş sancısına uzanmıştır.

    O Sadece Bir Sembol Değildir

      Bir bayrağı yırtmak ya da yere düşürmek, onu yok etmez. Çünkü Türk bayrağı, sadece bir direğin ucunda dalgalanmaz; o, bu vatanı seven her bir ferdin göğüs kafesinde, kalp atışıyla beraber dalgalanır. Siz onu ellerinizle kirletebilirsiniz ama ruhlardaki asaletine dokunamazsınız.

       Şehidin örtüsüdür o: Son yolculuğunda ona sarılır, huzur bulur.

     Gelinlerin duvağıdır o: En mutlu gününde namusunu temsil eder.

     Yetimin tesellisidir o: Babasından kalan en kutsal mirastır.

Sarsılmaz Bir İrade

     Ona saldıranların anlamadığı şudur:

    Bu bayrak rüzgar estiği için dalgalanmıyor; bu milletin hürriyet aşkı ve imanı onu göklerde tutuyor. Yerden kaldırdığımız her bayrakla daha da kenetleniyor, her saldırıda daha da güçleniyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; gökyüzünden hilal düşmedikçe, bu topraklar üzerinde güneş batmayacaktır.

       Ey ay yıldızlı al bayrak ! Sen mahzun olma... Seni incitmeye kalkanlar, senin gölgende nefes almanın şerefini tadamayanlardır. Sen dalgalanmaya devam et; biz nefes aldıkça senin tek bir zerrene bile leke sürdürmeyeceğiz.

       Çünkü sen vatansın, sen bizsin, sen ebediyetsin !

         


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —