Menü MEDYA TÜRK HABER / HABERİN DOĞRU ADRESİ..!
Enver GÜLER

Enver GÜLER

Tarih: 09.03.2026 21:39

Sensizliğin En Ağır Hali: Evlat Acısı

Facebook Twitter Linked-in

Hayatta bazı acılar vardır ki kelimeler onları anlatmaya yetmez. 

Evlat acısı da işte böyledir… 

İnsan konuşmak ister ama sesi boğazında düğümlenir. Yazmak ister ama kalemi titrer. 

Çünkü bir babanın yüreğinde açılan o boşluğu ne zaman doldurabilir ne de zaman silebilir.

Bir baba düşünün… 

Oğluna hitaben satırlar yazıyor. 

Ama bu satırlar bir doğum günü kartı değil, bir başarı tebriki değil. Bu satırlar, artık sesi duyulmayan, gülüşü görülmeyen bir evlada yazılıyor. Her kelime, kalbin en derin yerinden kopup geliyor.

“Canım oğlum…” diye başlıyor mektup. Aslında bu iki kelime bile bir babanın bütün dünyasını anlatmaya yetiyor. 

Çünkü evlat, bir babanın hem umudu hem yarınıdır. Onunla kurduğu hayaller, onunla büyüttüğü umutlar vardır. Fakat hayat bazen en ağır imtihanları da insanın kalbine bırakır.

“Zaman dursun istedim ama sensiz akıp geçiyor…”
Bu cümle bir babanın çaresizliğini anlatıyor. Çünkü zaman gerçekten de durmuyor. Günler geçiyor, insanlar hayatlarına devam ediyor ama bir babanın kalbinde saatler hep aynı yerde kalıyor. Oğlunun gittiği o anda…

Evlerde bazen sessizlik olur ama bazı sessizlikler vardır ki insanın içine işler. Bir babanın dediği gibi:
“Sesini duymamak, gülüşünü görememek evimizin en büyük sessizliği oldu.”

Bir evlat gittiğinde yalnızca bir insan gitmez. O evdeki kahkaha gider, o evdeki umut gider, o evdeki yarın gider. Masadaki bir sandalye boş kalır ama aslında boş kalan sadece bir sandalye değildir; bir ömürlük hatıralardır.

Bir baba için evladının yarım kalan hayalleri en ağır yüktür. Çünkü o hayallerin içinde kendi hayalleri de vardır. Okuduğu okul, kuracağı hayat, yaşayacağı yıllar… 

Hepsi bir anda yarım kalmış bir hikâye gibi kalır.

Ama babalar yine de ayakta durmaya çalışır. Çünkü hatıralar onları ayakta tutar. Fotoğraflar, anılar, birlikte geçirilen günler… 

Hepsi kalpte yaşamaya devam eder.

“Sen gittin gideli dünya daha sessiz, daha renksiz.”

Gerçekten de öyledir. Evlat acısı yaşayan bir baba için dünya artık eskisi gibi değildir. Fakat bir teselli vardır: Hatıralar ölmez. Sevgi ölmez. Dualar ölmez.

Bir babanın en büyük duası ise şudur:

“Mekânın cennet olsun oğlum… Huzurla uyu.”

Belki bu dünyada kavuşmak mümkün değildir ama inanan bir kalp bilir ki sonsuzlukta yeniden buluşmak vardır. İşte o umut, acının içinde yanan küçük ama güçlü bir ışıktır.

Ve bir baba son cümleyi yazar:

“Seni hiç unutmayacağım.”

Çünkü bazı sevgiler toprağa girmez. Bazı bağlar ölümle kopmaz.
Bir babanın evladına olan sevgisi de işte tam olarak böyledir…

Mekânı cennet, ruhu şad olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —