Enver GÜLER

Tarih: 28.11.2025 19:35

Tavukta Sessiz Tehlike

Facebook Twitter Linked-in

Vatandaş hastanelere koşuyor, yetkililer açıklama üstüne açıklama yapıyor ama ortada hâlâ cevaplanmamış bir soru var: Bu ülkede gıda denetimi gerçekten yapılıyor mu?

Tavuk eti, sofralarımızın en ulaşılabilir, en çok tüketilen protein kaynaklarından biri. Ancak en çok tüketilen şey aynı zamanda en çok risk barındırandır. Çünkü kontrolsüz üretim, merdiven altı kesim, uygun olmayan depolama ve hijyen eksikliği; zehirlenmelere davetiye çıkarıyor.
Bugün yaşadığımız olaylar da tam olarak bunu gösteriyor.

Buradan hem halkımıza hem de yetkililere seslenmek boynumuzun borcudur:
Tarım Bakanlığı ve belediyeler, “burada tavuk yenir” belgesi olmayan, denetimsiz, kayıtsız işletmelere göz açtırmamalıdır.
Denetim belgesi olmayan, sağlıklı koşulları taşımayan herhangi bir yerden tavuk almak ya da tüketmek adeta bile bile riskin içine yürümektir.

Vatandaşa düşen görev ise nettir:
Belgesi olmayan, kontrolü yapılmamış hiçbir yerden tavuk ve tavuk ürünleri tüketmeyin.
Ucuz diye, “bir şey olmaz” diye, “herkes alıyor” diye kendinizi tehlikeye atmayın. Bir öğün için hayat riske edilmez.

Bugün yaşanan zehirlenmeler tesadüf değildir. Bu sadece bir sonuçtur.
Sonucun adı: denetimsizlik.
Sonucun bedeli: halk sağlığı.

Yetkililer acilen daha sıkı kontroller yapmalı, işletmeler kapatılmalı, cezalar caydırıcı hâle getirilmeli, hatta halka açık bir “gıda güvenliği listesi” oluşturulmalıdır.
Hangi işletme güvenli, hangisi değil; vatandaş bunu bilmek zorunda.

Unutmayalım:
Halka hizmet, önce sağlığı korumaktan geçer.
Kayıtsız, belgesiz, denetimsiz yerlerden gelen her tabak; masum bir yemek değil, potansiyel bir tehlikedir.

Bilinçli tüketici olalım, sağlığımızı koruyalım, uyarıları dikkate alalım.
Çünkü bu mesele basit bir gıda meselesi değildir; bu, hayat meselesidir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —