Atilla SAMAT

Tarih: 03.01.2026 22:51

UZAK TOPRAKLARDAKİ YAKIN ACILAR

Facebook Twitter Linked-in

Son günlerde Filistin'de, özellikle Gazze'de yaşananlar, bir toplumun derin yaralarını gözler önüne seriyor. 

Ateşkes çabalarına rağmen bombalar altında kalan çocuklar, yıkılmış evler, yaralı anneler... O dar şeritte sıkışmış hayatlar, yardım beklerken umutsuzluğa gömülüyor.

Hastaneler vuruluyor, okullar harabeye dönüyor, temel ihtiyaçlar bile lüks haline geliyor. Bir çocuk, enkaz altında kalan oyuncağını ararken, bir anne evladının cesedini kucağında taşıyor. 

O sahneler, yüreği dağlıyor; masumiyetin, çocukluğun, insanlığın nasıl yok edildiğini gösteriyor.


Gazzeli çocuklar, savaşın en masum kurbanları. 7 yaşındaki Ata Mai gibi, soğuk çadırda hipotermiden hayatını kaybeden minikler; 15 yaşındaki Mohammed gibi, babasını kaybettikten sonra sokaklarda kahve satarak ailesini geçindirmeye çalışan gençler; 12 yaşındaki Nizar gibi, yıkılmış okulda ailesiyle yaşayan, 2025'i "ölüm ve bombardıman" diye hatırlayan çocuklar... 

10 aylık Falastin gibi yetersiz beslenmeden hastanede yatan bebekler, 17 yaşındaki Bilal gibi yardım kuyruğunda yaralanan ergenler... Binlerce çocuk ampüte olmuş, bacaklarını, kollarını kaybetmiş; protez bile yok çoğu zaman. Qamar gibi 7 yaşındakiler, kardeşlerini enkaz altında bırakmış, yeni hayatlara alışmaya çalışıyor. 

Okul yerine enkazda oynuyorlar, oyuncak yerine mendil satıyorlar. Kışın hipotermi, yazın açlık... Travmaları ömür boyu sürecek o minik yürekler.


Venezuela'da da benzer bir belirsizlik hüküm sürüyor; seçim sonrası gerilimler, ekonomik zorluklar, halkın günlük mücadelesi... Dış müdahaleler, iç çatışmalar bir ülkeyi daha da yoruyor.


Bu iki uzak toprak, bize yakın geliyor; çünkü acı her yerde aynı dilde konuşuyor. Gaza'da bir çocuk enkaz altında kalan umudunu arıyorsa, dünyanın her köşesinde aynı soru yankılanıyor: 

Barış ne zaman gelecek? Dış müdahaleler, iç çatışmalar... Hepsi insani acıyı büyütüyor. Belki de çözüm, diyalogda, uzlaşmada gizli; güçle değil, anlayışla.


Uzak topraklardaki bu acılar, bize de ders olsun; empatiyi, barış çağrısını unutmayalım. Dünya küçük, acılar ortak; Filistin gibi yerlerde huzur gelsin diye dua edelim.
Kalın sağlıcakla 

Atilla Samat


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —